Yeni İçerikler
18 December 2017
HomeMüşteri DeneyimiMimarîde Müşteri Deneyimi

Mimarîde Müşteri Deneyimi

Gürhan Bakırküre

Mimar

Bakırküre Architects

Müşteri bir mimara projesini emanet ederken her şeyden önce birlikte çalıştığı mimara güvenmek, onun kendisini anladığından emin olmak ister. İşte bu yüzden her projede mekân kullanım biçimlerinden ihtiyaç programına kadar müşterinin ihtiyaç analizi yapılarak her projeye kendi özelinde “terzi işi gibi” en uygun çözümü üretmek gerekir.

Son yıllarda mimarî anlayışın değiştiğini  söyleyebilir miyiz?

iç mimari ofis projelerimizde müşterilerin ihtiyaçlarını belirlemek için proje başlamadan gerçekleştirdiğimiz atölye çalışmaları bize hem onları anlamak hem de bu konuları nokta nokta işin en başında tespit etmek açısından çok faydalı oluyor. Mimari bir proje üzerinde çalışıyorsak, o projenin uygulanacağı çevrenin, arsanın, arazinin analizini yapıyoruz. Ancak her ne kadar güçlü analizlerle çalışmalarınıza başlasanız da proje şekillendikçe ihtiyaçlar bazen değişiklik gösterebiliyor. Bunlar bütün bir tasarımı değiştirmeye kıyasla daha minör konular olsa da her mimarın aşina olduğu revizyonlar hem uygulama çizimleri hem de şantiyelerde karşımıza çıkıyor. Bu talepleri karşılamak içinse ya yeni malzemeler buluyor, tasarıma entegre ediyoruz ya da noktasal çözümler yaratıyoruz.

Sizin görüşlerinize göre mimari içinde müşteri beklentileri ve deneyimi ne derecede ve şekilde yer bulmalıdır? 

Özellikle bizim uzmanlık alanımız olan ofis projeleri özelinde son yıllarda mimari anlayışın değişmesinin en önemli sebebi, müşterilerin yönlendirmelerinden öte kullanıcı ihtiyaçlarının çeşitli yönlerde değişmesi, kuşak faktörü ve teknolojinin bu kadar hızlı bir ilerleme içerisinde olması.

Farklı yaş grupları, pozisyon, cinsiyet ve disiplinlerden bir araya gelen bir kullanıcı kitlesini yüzde yüz oranda memnun etmek neredeyse imkansıza yakın. Ancak onları doğru anlayarak ihtiyaçlarına yanıt vermek ise doğru yol haritasını çizerseniz oldukça kolay. Örneğin bugünün çağdaş insanının, zamanının çok önemli bir bölümünü plazalarda, kapalı ofis alanlarında çalışarak geçiriyor olması ve buna bağlı olarak da ofis ortamlarında yeni ihtiyaçların doğmasıyla günümüz ihtiyaçlarına çözüm sunmayı hedefleyen bir yaklaşım oluştu. Biz Bakırküre Mimarlık olarak ofisleri artık sadece bir çalışma ortamı olarak kurgulamaktansa, mekanı konforlu, kişilerin kendilerini evindeymiş gibi hissedecekleri, tekdüzelikten uzak ‘yaşam alanları’na dönüştürme üzerine gelişen tasarımlar yapıyoruz. Bir ofis tasarlıyorsanız, topluluk hissi ve aidiyeti ön plana alarak, merkeze insanları koymalısınız. Mutlu ofislerin anahtarı burada…

Öte yandan, teknoloji her alanda olduğu gibi mimari alanda da yeni çözümler üretmek için büyük bir aracı olmaktadır. Her geçen gün inovatif çözümleri destekleyecek yeni ürünler mimarlık alanında kullanmak üzere bizlerle buluşuyor. Projelerimizin tamamında inovasyonu teşvik eden, maksimum yaratıcılığı ve yüksek verimliliği kullanıcıların mutluluğuyla birleştiren mimari anlayışı benimsiyoruz.

Genel olarak çevremizde özellikle yapılaşmanın yoğun olduğu İstanbul’da çok sayıda toplu konut projeleri olduğunu görüyoruz. Bu projelerde müşteri davranış ve ihtiyaçları, doğru bir deneyim yaratılması daha genel bakıldığı için nispeten daha geri plana mı atılıyor? 

Aslına bakarsanız son yıllarda büyük bir artış gösteren konut projelerinin müşteri ihtiyaçları ile birlikte geliştiğini, şekillendiğini söyleyebiliriz. Bu projelerin çoğunun kapsamında kişilerin neredeyse yaşam kompleksi içerisinden çıkmadan birçok ihtiyacını karşılayabileceği bir senaryo oluşturuluyor. Spor salonlarından marketlere, çocuk yaşam alanlarından yürüyüş parkurlarına kadar müşterilerin ihtiyaçlarına göre mekanlar bu projelere ekleniyor. Bu yaklaşım da günümüzde bu senaryo ile kurgulanan konut projelerini, yaşam merkezlerini müşteriler için daha cazip hale getiriyor.

Sonuçta yaptığımız iş kamusal, halka açık bir yapı değil ise, müşteri özelinde yapılıyor ise biz projeyi teslim ettikten sonra mekanlar o iş üzerinde çalışmamızı isteyen kullanıcılar ile baş başa kalıyor. Bu sebeple kişilerin ihtiyaçları, mekanla kurdukları iletişim algısı her ne ise projeler bu değerlerin üzerine temellendirilerek kullanıcı mutluluğu ve memnuniyeti esas alınmalı. Ortaya çıkan proje her ne kadar estetik, fonksiyonel olsa da müşterinin beklentilerini ve isteklerini karşılamıyorsa proje doğru çözümlenmemiş olur. Bir projenin başarısı o kullanıcı için gerekli olan fonksiyonları doğru bir biçimde karşılamaktan, kullanıcıyı memnun etmekten geçiyor.